BİLİM HABER BİLİM HABER

« İLERİ | GERİ »

24/4/2009

Kayıp kıta Atlantis

İngiliz The Daily Telegraph gazetesinde yer alan habere göre Kanarya Adaları yakınlarında Batı Afrika sahiline 620 mil (997 kilometre) uzaklıkta bir nokta kayıp kıta Atlantis olduğu sanılan harabelerin izine rastlandı.

Google Ocean'da tespit edilen ve insan eliyle yapılmış kusursuz bir dikdörtgene benzeyen "gizemli" şekillerin Atlantis olabileceği tahmin ediliyor.

Galler büyüklüğünde olduğu tespit edilen dikdörtgenin bir mühendis tarafından belirlendiği bildiriliyor.

4 kilometre derinlikte olan dikdörtgen yapı, mimari çizimleri andıran bir harita şeklinde ve birbirini direkt kesen, rahatlıkla görülebilen çizgilere sahip.

Keşfin yapılmasıyla birlikte okyanus bilimciler ve jeofizikçiler araştırma için hazırlıklara başladı.



Kayıp kıta Atlantis

Atlantis, Platon'un Timaeus ve Critias kitaplarında bahsettiği efsanevi batık bir kıta ve uygarlık olarak biliniyor.

Platon'a göre Atlantis, "Herkül Sütunları'nın ötesinde" yer alan, Batı Avrupa ve Afrika'nın birçok kısmını fetheden ve Solon'un zamanından 9 bin yıl önce (yaklaşık M.Ö. 9500) Atina'yı fethetmeye çalışan, ancak başarılı olamayıp bir gecede okyanusa batan bir uygarlık."

New York Üniversitesi'nden arkeoloji küratörü Dr. Charles Orsel, Google Earth'te keşfedilen şekillerin Platon'un tarif ettiği yerde bulunduğunu belirtti.


Google Ocean

Google Ocean‘da Okyanusların 3D haritalarını barındırıyor. Google Ocean, geçtiğimiz Aralık ayında dünyanın dört bir yanından davet edilen yüzlerce oşinografın ortak çalışmasıyla oluşturuldu.

Sualtındaki volkanların etrafında sanal olarak yüzmenizi sağlayan uygulamayla egzotik deniz yaşamı hakkında videolar izlenebiliyor, batıklar hakkında bilgi ve fotoğraflara ulaşılabiliyor.

Koordinatlar
 
31°17'36.92"K 24°20'11.04"B

 

17/12/2008

Sağ tuşla neler yapılabilir???:))

17/12/2008

Türkiye’nin altında servet yatıyor

Türkiye maden rezervi açısından dünyanın en zengin ülkeleri arasında yer alırken, adeta büyük bir servetin üzerinde oturuyor. Türkiye yer altı kaynakları yönünden dünya madenciliğinde adı geçen 132 ülke arasında toplam üretim değeri itibariyle 28’inci, maden çeşitliliği itibariyle 10’uncu sırada yer alıyor.

Türkiye’de günümüzde dünyada ticareti yapılan 90 çeşit madenden 77’sinin varlığı Türkiye’de saptanırken, halen 60 civarında farklı maden ve mineral üretimi yapılıyor. Dünya metal maden rezervlerinin yüzde 0,4’ü, endüstriyel ham madde rezervlerinin yüzde 2,5’i, kömür rezervlerinin yüzde 1’i ve jeotermal potansiyelinin yüzde 0,8’i Türkiye’de bulunuyor.

Zengin olunan madenler arasında ilk sırayı, 3,066 milyar ton ile dünya rezervlerinin yüzde 72’ini oluşturan, bor mineralleri alıyor.

ALTINDA DÜNYA İKİNCİSİYİZ
Türkiye’nin teorik altın potansiyelinin 6 bin 500 ton olduğu tahmin ediliyor. Türkiye, bu potansiyelle dünyada ikinci potansiyel durumunda bulunuyor. Şu ana kadar yapılan çalışmalarla 600 ton altın varlığı görünür hale getirilirken, mevcut potansiyelin yüzde 10’u bulundu ve altın yataklarından şu ana kadar 50 ton civarında altın üretildi.

Takı, mücevher tasarımında dünyanın önde gelen ülkeleri arasında yer alan Türkiye’de yılda 300 ton altın ithal ediliyor. İthal edilen altının 100-150 tonu Türkiye’de işlendikten sonra ihraç ediliyor, kalanı ise yurt içinde tüketiliyor.

JEOTERMALDE AVRUPA BİRİNCİSİYİZ
Teorik jeotermal enerji potansiyeli 31 bin 500 MWt (megavat termal) olan Türkiye, bu potansiyeli ile dünyada 7’inci, Avrupa da ise birinci konumda bulunuyor. Türkiye’nin bugün jeotermal enerjiyi doğrudan kullanım kapasitesi bin 229 MWt. Doğrudan kullanım açısından ise Türkiye dünya sıralamasında 5’inci konumda.

KÖMÜR REZERVİ 2,3 MİLYAR TON ARTTI
Son 3 yılda yapılan kömür aramalarında özellikle derin sondajlar uygulandı. 20-25 yıldır değişmeyen 8,3 milyar ton kömür rezervi, 300 bin metre sondaj yapılarak ve 2,3 milyar ton yeni kömür rezervi bulunarak yüzde 28 oranında arttı. Toplam linyit rezervi de 10,6 milyar tona yükseltildi.

DİĞER ÖNEMLİ REZERVLER
* Çinko-kurşun: Türkiye’nin metal içeriği olarak 860 bin ton kurşun, 2,3 milyon ton çinko rezervi bulunuyor.
* Demir: Ortalama yüzde 50-55 tenörlü işletilebilir demir rezervi toplamı 113 milyon ton dolayında bulunuyor.
* Krom: Türkiye’nin krom rezervi 26 milyon ton civarında.
* Bor: Türkiye 3 milyar 66 milyon ton olan bor rezervleri ile dünya bor potansiyelinin yüzde 72’sini elinde bulunduruyor.
* Alüminyum: Alüminyum üretimine uygun boksit rezervi 87 milyon ton civarında bulunuyor.
* Bakır: Türkiye’de toplam bakır rezervi, metal içeriği olarak 1,5 milyon ton bakır düzeyinde bulunuyor. Ekonomik olarak değerlendirilmeyen düşük tenörlü bakır kaynakları dahil edildiğinde toplam bakır kaynağı metal içeriği olarak 3,5 milyon tonu buluyor.
* Trona: Türkiye’nin Beypazarı ve Kazan yataklarıyla beraber toplam trona rezervi 836 milyon ton düzeyinde.
* Alçıtaşı: Büyük alçıtaşı potansiyeline sahip olan Türkiye’nin rezervleri tam olarak belirlenmedi. Yıllık alçı taşı üretimi 3 milyon ton civarında.
* Mermer ve doğal taşlar: Türkiye’nin 80 bölgesinde 150’den fazla değişik renk, desen, ve kalitede mermer rezervleri bulunuyor. Türkiye’nin mermer potansiyelinin 5,1 milyar metreküp civarında olduğu tahmin ediliyor.
* Seramik ve cam ham maddeleri: Sektörün ana ham maddesini kuvars, kuvarsit, kuvars kumu, feldspat, kil ve kaolen oluşturuyor. Türkiye’de 89 milyon ton kaolen, 354 milyon ton seramik ve refrakter kil, 239 milyon ton feldspat, 1,3 milyar ton kuvars kumu, 2,3 milyar ton kuvars-kuvarsit potansiyeli bulunuyor.
* Çimento ve diğer yapı malzemeleri: İnşaat sektöründe büyük oranda hafif yapı elemanı ve beton agregası olarak da kullanılan ponza potansiyeli 1,5 milyar metreküp, perlit potansiyeli ise 5,7 milyar ton düzeyinde.
* Bentonit: Türkiye’de Ankara Çankırı, Tokat, Edirne ve Ordu illerinde yoğunlaşan değişik alanlarda kullanılabilir 250 milyon ton bentonit rezervi bulunuyor.
* Manyezit: 41-48 manyezit içerikli 111 milyon ton manyezit rezervi bulunuyor.

2010 MADEN İHRACAT HEDEFİ 10 MİLYAR DOLAR
Türkiye’nin 2004 yılında yaklaşık 1,3 milyar dolar olan maden ürünleri ihracatı, 2005 yılında 1,5 milyar dolara çıktı. 2006 yılında yaklaşık 2 milyar dolara ulaşan maden ihracatı, geçen sene 2 milyar 715 milyon dolara yükseldi. Bu yılın ilk 6 aylık döneminde ise bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 34 arttı.

Maden ihracatında doğal taşlar 1 milyar 250 milyon dolar ile ilk sırada yer alıyor. Doğal taşlar ürün grubunu 544,3 milyon dolar ile metalik madenler, 491 milyon dolar ile endüstriyel ham maddeler takip ediyor.

Maden ihracatında bor, krom, selestit, manyezit, barit, mermer, ponza, feldspat gibi madenler ilk sırada yer alıyor. Türkiye’de yılda yaklaşık 60 milyon ton kadar üretilen kömürün ise büyük çoğunluğu termik santrallerde olmak üzere yurt içinde tüketiliyor.

17/12/2008

48 yıldır saklanan sigara gerçeği!!!

Fransız Le Figaro gazetesine göre, Philip Morris, RJ Reynolds, Bristish American Tobacco gibi sigara devleri, tütün yaprakları, sigara ve tütün dumanında bulunan radyoaktif ve kanserojen polonyum 210 elementinin (210Po) varlığını 1960'lı yıllardan bu yana bilinçli olarak gizliyorlar.

ÇALIŞMALARIN YAYIMLANMASI YASAKLANDI

ABD'li bilimadamlarının sigara üreticilerinin gizledikleri söylenen bin 500 belge üzerinde yaptığı araştırmaya göre, polonyum 210 elementinin kanserojen yapısı bilinmesine rağmen, ekonomik çıkarlar nedeniyle her şey gizlendi, yapılan laboratuar çalışmalarının yayımlanması da yasaklandı.

Alfa radyasyonu yayan polonyum 210 elementinin solunum yoluyla akciğer kanserine neden olduğu biliniyor. Bilimadamları günde 30 sigara içmenin yılda 300 akciğer rontgeni çektirmekle eşdeğer olduğunu söylüyorlar.

Polonyum 210'un sigara dumanında bulunması ise tütün üretiminde fosfatı zengin gübre kullanımından kaynaklanıyor. Bu fosfat, radyum ve polonyum içeren kayalardan çıkarılıyor. Sigara tütününün bilinen özel tadının da tütün yaprağındaki azot oranını azaltan fosfatlı gübreden kaynaklandığı belirtiliyor.

Araştırma, Philip Morris firmasının 60'lı yıllardan bu yana polonyum 210'un tütünü zehirlediğini bildiğini, firmanın 70'li yıllarda radyoaktiviteyi azaltmak için tütün yapraklarını özel bir solvent kullandığını, ancak tütünün aromasını yok ettiği için bu işlemden vazgeçtiğini de gösteriyor.

AJANI POLONYUM 210 ELEMENTİ İLE ZEHİRLEMİŞLERDİ

Sigaranın içinde bulunduğu kanıtlanan polonyum 210 elementi, 2006 yılında eski KGB ajanı Alexander Litvinenko'nun Londra'da zehirlenerek öldürülmesiyle de gündeme gelmişti.

Gazete bu iddiayı, bilimsel Amerikan Halk Sağlığı Dergisi'nin Eylül sayısında yayımlanan bir araştırma analizine dayandırıyor.

17/12/2008

"Kuzey Kutbu dönüşü olmayan yola girdi"

Kuzey Kutup bölgesindeki ısınmanın, hızlı ilerlediğini açıkça ortaya koyan kanıtlar bulduklarını açıklayan uzmanlar ısınmanın, tahmin edilenden on sene önce başladığını ve dönüşü olmayan bir yola girildiğini belirtti.

Araştırmalar sonunda daha önce buz katmanının incelmesi nedeniyle Kuzey Kutbu'nda 5-10 yıl içinde buz kalmayacağı öne sürülürken daha sonra 'Kuzey Kutbu'ndaki buzlar 2080 yılında kadar tamamen eriyecek' teorileri ortaya atıldı.

Küresel ısınma hızının Kuzey Kutbu'nda dönüşü olmayan bir yola girdiği uyarıları yapan bilim adamları, ısınmanın, tahmin edilenden 10 yıl önce başladığını ve dünyanın geri kalanından çok daha hızlı ilerlediğini ortaya koydu. İngiltere'nin önde gelen gazetelerinden Independent, 'Özel rapor' manşetiyle verdiği haberde, şunlar aktarıldı:

"Bölgedeki hava sıcaklıklarının, normalde sonbaharda beklenenden daha yüksek olduğunu belirten iklim değişikliği üzerinde çalışan uzmanlar, bu duruma Kuzey Kutup denizindeki yaz erimesinin artarak, okyanuslardaki sıcaklığın yükselmesini gerekçe olarak gösteriyor.

Tarih boyunca oluşmuş buz tabakalarının yerini küresel ısınmayla birlikte ince buz tabakalarının aldığını, bu nedenle bu yaz Kuzey Kutbu'nda buz kalmayacağını duyuruyor. Geçen yıllarda, tarih boyunca oluşmuş ve hiç incelme göstermeyen buz tabakaları küresel ısınmayla birlikte önce çatlama gösterdi, şimdi de yavaş yavaş erimeye başladı."

Bu konudaki endişe ve uyarılarına geniş yer ayıran gazete, araştırmacıların, 'Erime hızının 10-15 yıl daha ciddi boyutlara ulaşmasını beklemiyoruz' açıklamalarına rağmen, Kuzey Kutbu'nun buzsuz yaz dönemine girilmeye başladığı endişelerini dile getirirken bu noktadan dönülemeyeceğini vurguladı.

Kuzey Kutbu'nun küresel ısınmada en hassas bölge olduğunu hatırlatan Independent, burada yaşanan iklim değişikliğinin kuzey yarımküredeki hava koşullarına doğrudan etkisi olduğuna dikkati çekiyor. Isınma etkilerinin ölçülebilmesinin gelecek 10 yıl içinde açıkça ortaya konabileceği vurgulandı.

+++MENÜ+++

KONYA'DA HAVA

KONYA

TARİHTE BUGÜN

GEREKLİ LİNKLER

SON DAKİKA HABER

EKONOMİ

RADYO-TELEVİZYON

PROGRAM ARAMA

POPÜLER PROGRAMLAR

KISAYOLLAR

Add to Google

Add to My Yahoo!

Subscribe in NewsGator Online

Add to My AOL

Top Sites

Technorati ProfileAdd to Technorati Favorites

Bu sitede sigara içmek yasaktır

« İLERİ | GERİ »